Yazı Detayı
27 Ağustos 2018 - Pazartesi 15:51
 
Güney Kore, krizlerden dersler çıkarmak…
Abdullah Ayan
abdullahayan@gmail.com
 
 

Bir önceki makalede 1997 Temmuzunda ekonomik krize yakalanan Tayland' ın neden battığını anlatmaya çalıştım.

Kriz Tayland' ı vurmakla kalmadı, ormanı saran yangınlar gibi kısa zamanda benzer bir kalkınma modeli seçen ve yabancı sermaye girişiyle ihracat odaklı büyümeye çalışan Güney Kore' yi sarar.

Kısa zamanda da bölgesel olmaktan çıkıp tüm dünya piyasalarını etkilemeye başlar.

Güney Kore' de tıpkı Tayland gibi kendine yeni av sahaları arayan küresel sermayenin 1980' lerin son çeyreğinde ilgi odağı haline gelen ve dışarıdan ciddi kaynakların aktığı bir ülke görünümündedir.

1990-94 arası 5 yılda 10 milyar dolar sermaye akışına sahne olan Güney Kore, 1995' te 30,5 ve 1996' da 44 milyar dolar sermaye çeker, bu çılgınca akım 1997'de 26 milyar dolara gerileyip yavaşlasa sürer. Asıl darbe ise büyük kaçışın yaşandığı 1998' de gelir. 10 yıl boyunca artarak gelen sermaye 1998' de eksi değerlere düşer. 12 milyar dolara yakın (11,8) kaçış yaşanır.

Asıl darbeyi ise ülkenin bankacılık sektörü yer.

1995' te 22,2 ve 1996' da 28 milyar dolar kredi sağlayan bankalar 1998' de 33 milyar dolarlık kaçışla baş etmeye çalışmaktadır.

Bankaların sonunda diz çökmelerine yol açan asıl dramatik gelişme ise aldıkları borçların kısa vadeli olmasıdır.

Öyle ki bankalar arası borçlanmalar beş yıl içinde 14 milyar dolardan 43 milyar dolara çıkarken bu borçların üçte ikisinin bir yıldan kısa vadeli borçlar olması dikkat çekicidir.

Bankalar her krizde olduğu gibi topladıkları kısa vadeli borçları, uzun vadeyle ve üstelik gayrimenkul gibi, hafriyat ve inşaat gibi betona gömen sektörlere kredi olarak dağıtırken, kreditörler panik içinde verdikleri kredileri geri çekmeye başlayınca da, gelen dalgaya hazırlıksız yakalandıkları çıkar ortaya.

Bugün Türkiye, Brezilya, Arjantin, Güney Afrika, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeleri etkilemeye başlayan küresel dalganın neredeyse aynısıyla 1997-98 krizinde Asya kaplanları dediğimiz Tayland, Güney Kore ve diğer çevre ülkelerinin karşılaşmasının en önemli bir başka ve birebir benzer sebebi de; kendi ülkelerinde faizlerin düşük olması nedeniyle kısa zamanda daha büyük voliler vurma peşindeki uluslar arası sermayenin bir zaman sonra artık kazancını alıp gitme isteği…

Bu istek te boşuna değildir…

Japonya ve ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkeler faizleri arttırmaya başlamıştır. Bu durumda yüksek faizle yeterince şişen yelkenlerini artık daha güvenli limanlara çevirme zamanının geldiğini görürler.

IMF verilerine göre 1990-1995 arasında Asya ülkelerine 320 milyar dolar net sermaye girişi olur. Bu rakam 1980’li yılların toplam sermaye girişinin iki katından fazladır.

Oysa 1997’den 1998’e iki yıl içinde aynı küresel yatırımcılar; Endonezya, Tayland, Güney Kore,  Filipinler ve Malezya’dan tam 115 milyar doları çekip kaçar…

Güney Kore' nin başındaki sorunlar bununla da sınırlı değildir.

Güney Kore’nin krizi bu kadar çok hmesinin merkezinde bankalar ve bankaların dışarıdan sağladığı kısa vadeli fonlar yatmaktadır. Yabancı kredilerin büyük kısmı hükümet garantisi altındadır. Bu nedenle yabancılar kaçmaya başladığında bankalardan çekilen kaynaklar döviz rezervlerinin erimesine, bu ise yapısal sorunların derinleşmesine yol açar. Ülkeyi gelip vuran bu şiddetli depremin enkazı kaldırılırken Güney Kore hükümetleri en çok bu ödenemeyen kredilerle baş etmeye çalışan bankalarla uğraşmak, çöken finans sektörünü ayağa kaldırmaya çalışmış, benzer sorunların bir daha yaşanmaması için dersler içeren önlemler almaya yönelirler..

Güney Kore’nin krizi bu kadar derinden hmesinin nedenlerinden biri de ‘chaeboller' denilen aile şirketi olarak kurulsa da sonradan devasa büyüklüğe ulaşan holdinglerdir…

Güney Kore teşvik politikalarını yabancı kaynakların da beslemesiyle krizin ayak seslerinin duyulacağı günlere kadar bu aile holdinglerine akıtır.

Samsung, Kia, Hyundai, Sang Yang, Daewoo gibi şirketler, 1997' de Tayland' ta başlayıp kendi ülkelerine yayılan yangına başlangıçta aldırmazlar. Öyle ya, on binlerce işçiyi istihdam eden, ülkenin omurgası gördükleri kurumlarının önünde sonunda kurtarılacağından emindirler.

Ancak işler  bu kez umdukları gibi yürümez.

Fedakarlık yaparak, kendini yenileyebilen şirketler gemilerini yüzdürürken, ayak uyduramayan nice efsane olmuş dev kuruluş batıp gider.

Örneğin KİA el değiştirirken, Daewoo gibi bir marka batıp tarihe karışır.

O güne kadar girdikleri her dar boğazı siyasi bağlantıları, bürokratlara dağıttıkları rüşvetlerle aşmaya alışmış chaeboller patronları, çaldıkları tüm kapıların yüzlerine kapanmasıyla, bundan böyle hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlar.

Cazip iç piyasa, şişirilen gayrimenkul sektörü sayesinde ihracatı sendelemeye başlayan ve ilk kez 1996, 97 yıllarında dış ticaret açığı vermeye başlayan Güney Kore*, alınan önlemlerle kısa zamanda yeniden ihracat odaklı büyümeye başlar…

Kriz aynı zamanda siyasi açıdan da iktidarın el değiştirmesine yol açar. O güne kadar demokratik hakları baskılayan yönetimlerin yerini daha özgürlükçü politikaları savunan iktidar alır. Yeni iktidar bundan böyle büyük şirketlerin görmezden geldiği, işbirliğinden kaçındığı KOBİ' leri destekleyen ve KOBİ' lerle holdinglerin birlikteliğini teşvik eden politikaları hayata geçirir. Böylece kriz, ülke çapında teknoloji ağırlıklı ihracatın öne çıktığı ve ülke kalkınmasını ihracat odaklı hale getirecek çok önemli yapısal dönüşümün fırsatı olarak değerlendirilir.

Konu hem güncel hem de yeterince derslerle dolu…

Bu nedenle sürdürmeye çalışacağım…

*Güney Kore 1997-98 krizi öncesi ve sonrası ekonomik veri tablosu

 

Büyüme

İhracat milyar

İthalat milyar

1990

9,5

63,7

66,1

1994

8,3

95

97,8

1995

8,9

124,6

129,1

1996

6,8

130

145

1997

5

138,6

141,8

1998

-6,7

132

90

1999

11

145,2

116,8

2000

9,3

176

159

2017

3,1

577,4

457,5

 

 

 

 

 
Etiketler: Güney, Kore,, krizlerden, dersler, çıkarmak…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Aratos' u mezarıyla yeniden keşfetmenin önemi…
Mersin' in terminal liman hayalini çalacak tehlike kapıda..
Metro yatırımının siyasi riskleri..
Metro kararı siyasi bir tercih midir?
Mersin marina; yatlara niyet, rantiyeye kısmet…
Liman sahasının imara açılma girişimi şimdilik püskürtüldü..
Raylı sistemden metroya, maliyet hesapları…
Mersin raylı sistemi kaç yolcu taşıyacak?
Menderes' in Askeri kışlayı turizme kazandırma çabaları…
Taşucu' nun geleceği adına, Mersin Büyükşehir Meclisine düşen tarihi görev..
Mersin' deki Askeri Kışlanın Oyak arazisine dönüşüm öyküsü
Kışla arazisini kapsamayan Millet Bahçesi.. Ayağı eksik proje..
Taşucu' nda tersaneciler mi, çevreciler mi kazanacak?
Taşucu tersaneye mi, çevreci turizme mi kucak açacak?
Raylı sistemde bir nal tamam geriye 'üç nal, bir at' bulmamız kaldı..
Vaatler ve gerçekler.. Bir Havalimanı hikayesi -4-
Vaatler ve gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -3-
Vaatler ve gerçekler.. Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -2-
Vaatler ve Gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi…
Katılımcı demokrasiyi hayata geçirmek..
Çeşmeli-Taşucu otoyolu.. Mersin' in ihmal edilmişliği üzerine bir yılan hikâyesi…
Vaatler ve gerçekler… Mersin aktardığı vergiye karşı Ankara' dan ne alıyor?
Veriler ışığında Mersin metrosunun finans yükü, yapılabilirliği…
Raylı sistem mi, metro mu tartışmasının göz ardı ettiği gerçekler..
Hafif raylı sistem mi, metro mu? Toplu taşımada kafa ve kavram karışıklığı..
CHP' nin saydamlık manifestosu, Mersin' de ticari sır duvarına takıldı…
Manifestodaki şeffaflık, pratikteki 'sır'..
Uyumayan şehirler, ölüm uykusundaki Mersin'i uyandırmak için ne yapmalı?…
Uyumayan şehirler…
Mersinli bu kadar mı saf?…
Akkuyu Akdeniz' i daha da ısıtacak…
Mersin'i refaha ulaştıracak kontayner terminal projesi buharlaşırken..
Mersin Büyükşehir belediyesinin borçları, Meclisin denetim ısrarı…
Katılımcılık, sivil toplum, Kent Konseyi…
23 Haziran sonrası.. Nereye doğru?…
'Sahili temizlemeyin, ileride Millet bahçesi yapacağız' diyen akıl…
Bir helikopter hikayesi, Mersin' i bekleyen fatura…
Şeffaflık, hesap verebilirlik sözde olmaz, özde olur…
Erdoğan' ın kaybı sürüyor, İmamoğlu kazanacak…
Çamlıbel Deniz Parkı yeniden açılırken…
Huawei batı blokuna giren Truva atı mı?
ABD- Çin ticaret kavgası, Huawei meydan savaşına döner mi?
Çin-ABD ticaret savaşı, nereye doğru?
Küreselleşmede değişen dinamikler, ABD- Çin Ticaret Savaşı..
Kent konseyleri ne yapmalı, ne yapmamalı?
Kent Konseylerinin kente yük olma halleri…
Belediyeler ve ufak tefek dokunuşlar (kent içinde mavi bayraklı plajlar)…
Mersin' in ayağına gelen altın fırsat: Millet Bahçesi yapımının durdurulması…
Mersin Büyükşehir borç batağında…
Metro balon çıktı, onay hafif raylı sistem projesine verildi…
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin… (2)
Siyasetin bu iklimi, bu diliyle nereye doğru?
Mersin' i yeniden metro masallarıyla avutmayın…
Son yerel seçimler, metropolleri kaybeden AK Parti' nin büyük düşüşü…
31 Mart seçimleri ve değişen siyaset iklimi…
Yerelde katılımcı yönetim ve bütçe…
Kim kazandı, kim kaybetti?
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin…
Sandığa giderken..
Yeni Büyükşehir Başkanını bekleyen tablo ve Haciz gelen Belediye…
Projeler iyi de, para nerede?
Kapatılmayan kanalın, Hediye' nin kahreden öyküsü…
Teknoloji ve gazetecilik…
Mersini bekleyen fırsatlar, uyutulan projeler…
Mersin yeni Marmara olur mu?
Çin ve mütevazi bir köy öyküsü…
Çinli kahvecinin 'gerilla savaşı' …
Küresel kahveci Starbucks Çin' de…
Mersin uyutulurken, Gaziantep raylı sistemi nasıl hayata geçirdi?
Mersin' in kent içi ulaşım modeli arayışları, Gaziantep'in raylı sistem başarısı…
Yerel seçimler, Mersin' deki kaos ve olası sonuçları…
Kışla arazisi ve Müftü Deresini kapsamayan Millet Bahçesi topal projedir…
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
Yerel seçimler; Akdeniz' de kim ne yapar?
Adayları kim belirler? Yerel demokrasinin neresindeyiz?
2010'dan bugüne küresel marka trendleri ve değişen paradigma…
2010' dan bugüne Dünyanın en değerli markaları…(ABD'den Çin'e kayan eksen)
Dünyanın en değerli markaları…
Mersin' in yaşadığı en büyük afet…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Vahap Seçer' li CHP' nin durumu)
Yerel seçimlere doğru Mersin… (AKP-MHP ittifakı, Tuna' nın şansı)
2019' a girerken Mersin' in yatırım envanterine bakış…
Fadime Taner hocamın anısına...
Çukurova Havalimanı bir alandan ibaret değil ki..
Enerjide merkezileşmeye karşı yerelleşme...
Küreselleşme sevdasından küreselleşme karşıtlığına…
Ulus devletleri besleyen finans kapitalin yeni evresi…
CHP, Mersin Büyükşehir' i nasıl kazanır?
Mersin' de Büyükşehir tablosu şimdiden netleşirken…
Mersin'i kurtaracak (!) yatırım geliyor…
Şeffaflık masalı ve gerçekler..
Nasıl bir Başkanlık, nasıl bir Başkan!..
MESBAŞ Sayıştay raporu; bir kuzudan kırk post çıkarma halleri…
Mersin' de yerel seçim beş parti arasında mı geçecek?
Hükümet Konağı sadece konak değildi ki…
Enflasyon belası, sorunun temeli…
Sanırım o şansımız da yok artık…
AK Parti-MHP yerel ittifakı Mersin özelinde neden tıkandı?
AK Parti-MHP ittifakını Mersin düğümü bitirecek…
Mersin' in bölgesel dengeleri, yerel ittifak denklemleri …
Mersin özelinde yerel ittifaklar…
Bahçeli' nin yerel seçim hamleleri…
İttifak hikayeleri, geçmiş deneyimler…
İyi Parti' nin Mersin Büyükşehir' i alma iddiası…
CHP' nin Yerel ittifak denklemleri ve Mersin…
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Kocamaz faktörü ve MHP)
Yerel seçime doğru Mersin ve CHP…
Yerel seçimler öncesi Mersin (AKP- MHP cephesi)…
Yerel seçimlere doğru Mersin…
Zindanlardan devlet başkanlığına, vatan hainliğinden Nobel barış ödülüne…
Krizi fırsata çeviren ülke…
Amazon' un önlenemez yükselişi…
Trump- Bezos kavgası… Amazon üzerinden Washington Post' u çökertme girişimleri…
Telgraftan Twitter' e değişen dünya..
CHP' nin vakitsiz yeni yol arayışları…
Çevre düşmanı projelere karşı, yerel demokrasinin önemi…
Küreselleşmeye karşı yerelleşme…
Pompeipolis' in, Soli' nin dinmeyen feryadı…
24 Haziran seçimleri… Kim kazandı, kim kaybetti?
Erdoğan kaybediyor…
Çeşitli özel ve kamu hastaneleriyle şehir Hastanelerinin maliyet karşılaştırması…
Nicelikten niteliğe doğru yargı ve adalet…
Yeni seçimler, eski yöntemler…
Partiler de ölür…
Dünden bugüne Akkuyu nükleer projesi…
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
21
0
2
3
6
11
2
Fenerbahçe
20
0
3
2
6
11
3
Trabzonspor
19
0
2
4
5
11
4
Alanyaspor
19
0
2
4
5
11
5
İstanbul Başakşehir
19
0
2
4
5
11
6
Galatasaray
19
0
2
4
5
11
7
Yeni Malatyaspor
18
0
3
3
5
11
8
Beşiktaş
18
0
3
3
5
11
9
Gaziantep FK
15
0
4
3
4
11
10
Çaykur Rizespor
14
0
5
2
4
11
11
Göztepe
13
0
4
4
3
11
12
Konyaspor
13
0
4
4
3
11
13
Kasımpaşa
12
0
5
3
3
11
14
Denizlispor
11
0
6
2
3
11
15
Antalyaspor
11
0
6
2
3
11
16
Gençlerbirliği
10
0
5
4
2
11
17
MKE Ankaragücü
9
0
6
3
2
11
18
Kayserispor
7
0
6
4
1
11
Özlü Sözler
Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki !


Mevlana
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı